Araş. Gör. Dr. Neslihan ERDEM
ORCID: 0000-0002-2506-3564
neslihan.erdem@adu.edu.tr
ISBN: 978-605-71074-4-2
Yayın Tarihi: 06.10.2026
Doi: 
10.5281/zenodo.23185988

İnsanlık merkezli tasarım, bireylerin kişisel gereksinimlerinin ötesine geçerek toplumsal, ekolojik ve etik boyutları kapsayan bir tasarım anlayışını ifade eder. Bu yaklaşım, tasarımcının sorumluluğunu yalnızca kullanıcı deneyimiyle sınırlı tutmayıp toplum, gezegen ve gelecek kuşakları da kapsayacak biçimde genişletir (Norman, 2023). İnsanlık merkezli tasarımın kökleri, insan merkezli tasarım anlayışına dayanmaktadır. 1980’lerin sonlarında ortaya çıkan insan merkezli tasarım terimi, bireysel kullanıcı ihtiyaçlarını tasarım sürecinin merkezine yerleştiren bir yaklaşım olarak gelişmiştir. Ancak bu yaklaşımın toplumsal gruplara yönelik önyargıları ve insanların çevre üzerindeki etkilerini yeterince ele alamadığı görülmüş; bu eksiklik, topluluk temelli tasarım anlayışının ve ardından insanlık merkezli tasarımın gelişmesine zemin hazırlamıştır (Norman & Spencer, 2019). Böylece insan merkezli tasarım, daha kapsayıcı ve sorumlu bir çerçeveye dönüştürülmüştür. Norman (2013), insan merkezli tasarım sürecini gözlem, fikir üretme, prototipleme ve test etmeden oluşan yinelemeli bir döngü olarak tanımlamıştır. Sonraki çalışmalarında bu yaklaşımın sürdürülebilirliği ve ürünlerin çevre üzerindeki birikimli etkilerini göz ardı ettiğini ileri sürerek insanlık merkezli tasarım anlayışını geliştirmiştir (Heuer, 2024).

TasarımX, Sosyoteknik Sistemler ve Topluluk Temelli Tasarım

İnsanlık merkezli tasarım aynı zamanda TasarımX (DesignX) yaklaşımıyla ilişki içindedir. TasarımX, günümüzün karmaşık ve çok bileşenli toplumsal sorunlarını disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele almayı ve tasarım yöntemleriyle yaklaşmayı hedefleyen bir çerçevedir. Tasarımın ürün ve hizmet odağından insanlık ve toplum odağına evrilmesini savunur (Friedman, Lou, Norman, Stappers, Voûte, & Whitney, 2014; Norman, 2014). Bu çerçeve sosyoteknik sistemleri tasarımın merkezine alır (Norman & Stappers, 2016) ve tasarımcının geniş kitlelere değil az sayıda insan hakkında derin bilgi edinmesini öngören ölçek küçültme görüşüyle (Myerson, 2016) birlikte ele alındığında anlamlı bir bütün oluşturur. Bu birikimin üzerine inşa edilen topluluk temelli yaklaşım ise sistemi geniş ölçekte kavrarken müdahaleyi odaklı ve yerel tutmayı önermektedir (Norman & Spencer, 2019). Sağlık hizmetleri, ulaşım, kamu politikalarının uygulanması ve çevre koruma gibi karmaşık sosyoteknik sistemler, teknik olan ve olmayan birçok bileşenden oluşur. Bileşenlerin etkileşimi sistemin genel işleyişi açısından belirleyici bir rol oynar. Tasarımcının etnografik bir yaklaşım benimseyerek katılımcı ve demokratik süreçleri desteklemesi önerilmektedir (Norman & Stappers, 2016).

İnsanlık Merkezli Tasarım İlkeleri

Topluluk temelli tasarım ilkelerinin pratikte nasıl hayata geçirileceğine dair Norman ve Spencer (2019), Norman’ın (2013) insan merkezli tasarım anlayışına dayanarak dört temel adım önermiştir. İlk olarak tasarım sürecinde, sorunların kök nedenleriyle ilgilenilmelidir. Saha çalışmaları ve uygulamalı etnografi bu aşamada temel araçlardır. İkinci adım, teknolojinin dışında insanların ihtiyaç, yetenek, kültür ve inançlarından hareket etmeyi, sürece dahil olan tüm paydaşların aktif katılımını sağlamayı gerektirir. Üçüncü adım, tekil bileşenlerin ötesinde tüm faaliyet zincirini ve sosyoteknik sistemi dikkate alan bütünsel bir sistem bakış açısının benimsenmesini kapsar. Dördüncü adım ise hızlı prototipleme ve sürekli test döngüleriyle her denemeyi bir öğrenme süreci olarak ele almayı öngörür. Norman (2023), bu dört adıma beşinci bir boyut ekleyerek insan merkezli tasarımı insanlık merkezli tasarıma taşımıştır. Bu boyut, toplulukla birlikte ve mümkün olduğunca topluluk tarafından tasarım yapılmasını ön plana çıkarır. Profesyonel tasarımcıyı çözüm üreten bir otorite konumundan çıkararak topluluğun kendi sorunlarını çözmesinde kolaylaştırıcı ve kaynak sağlayıcı bir figür olarak yeniden tanımlar. Geleneksel yukarıdan aşağı tasarım anlayışından aşağıdan yukarı topluluk temelli yaklaşıma geçiş, bu dönüşümün özünü oluşturur (Norman & Spencer, 2019).

Sınırlılıklar ve Tasarım Etiği

Topluluk temelli yaklaşımın sınırlılıkları da göz ardı edilmemelidir. Yerel bilgi eksik ya da yanlış olabilir; bununla birlikte üretilen çözümler çoğu zaman yalnızca belirtilere odaklanarak sistemin küçük bir kesimini kapsar. Bu nedenle uzman desteği ve sistem düzeyinde bir anlayış vazgeçilmezdir. Başarılı ve sürdürülebilir çözümler için yukarıdan aşağı uzman bakışı ile aşağıdan yukarı topluluk bilgisini birleştiren karma bir yaklaşım önerilmektedir. Uzmanlar araçlar ve altyapı sunarken, topluluklar kendi ihtiyaçlarına uygun çözümleri ortaklaşa üretir (Norman & Spencer, 2019). Nitekim topluluklarla birlikte üretilmeyen çözümler etik sorunlara zemin hazırlayabilir. Bu sorunlar yalnızca fiziksel ya da sosyal alanla sınırlı kalmayıp dijital ürün ve hizmetlerde de kendini göstermektedir. Bu bağlamda etik tasarımın günümüz tartışma alanlarından biri, dijital alışkanlık ve bağımlılık sorunudur. Alışkanlık üretmek ile bağımlılık yaratmak arasındaki sınır, kullanıcının özerkliğinde yatar. Kullanıcı bir servisi bırakma ya da denetleme özgürlüğüne sahipse alışkanlıktan söz edilebilir ancak bu özgürlük elinden alınmışsa tasarım manipülatif bir nitelik kazanır. Bildirimleri kapatılabilir kılmak, kullanım sıklığını kullanıcıya bırakmak ve çıkışı kolaylaştırmak etik tasarımın temel gereklilikleri arasındayken; çıkışı zorlaştırmak ve bağımlılık döngüleri kurmak insanlık merkezli yaklaşımla doğrudan çelişir. Sonuç olarak insanlık merkezli tasarım, tasarım sorumluluğunu toplum, gezegen ve gelecek kuşaklara doğru genişleten etik bir çerçeve sunmaktadır. Bu yaklaşım, tasarımcının kararlarını daha geniş ve kolektif etkiler üzerinden değerlendirmesini zorunlu kılar.

Anahtar Kelimeler: İnsanlık Merkezli Tasarım, TasarımX, Topluluk Temelli Tasarım, Sürdürülebilir Tasarım, Tasarım Etiği.

Kaynakça

Friedman, K., Lou, Y., Norman, D., Stappers, P. J., Voûte, E., & Whitney, P. (2014, December 2). DesignX: A future path for design. https://jnd.org/designx-a-future-path-for-design/ adresinden erişildi.

Heuer, S. (2024, September 29). Don Norman on humanity-centered design. Think:Act Magazine / Roland Berger. https://www.rolandberger.com/en/Insights/Publications/Don-Norman-on-humanity-centered-design.html adresinden erişildi.

Myerson, J. (2016). Scaling down: Why designers need to reverse their thinking. She Ji: The Journal of Design, Economics, and Innovation, 2(4), 288-299. https://www.sciencedirect.com/article/pii/S2405872617300552

Norman, D. (2013). The design of everyday things (Revised and expanded ed.). New York, NY: Basic Books.

Norman, D. (2014, 6 Aralık). Why DesignX? Designers and complex systems. Core77. https://www.core77.com/posts/27986/why-designx-designers-and-complex-systems-27986 adresinden erişildi.

Norman, D. (2023). Design for a better world: Meaningful, sustainable, humanity-centered. Cambridge, MA: MIT Press.

Norman, D., & Spencer, E. (2019). Community-based, human-centered design. Paper presented at the 2019 World Government Summit, Dubai. https://jnd.org/community-based-human-centered-design/ adresinden erişildi.

Norman, D., & Stappers, P. J. (2016). DesignX: Complex sociotechnical systems. She Ji: The Journal of Design, Economics, and Innovation, 1(2), 83-106. https://www.sciencedirect.com/article/pii/S240587261530037X