Dr. Öğr. Üyesi Ceyhun BAĞCI
ORCID: 0000-0001-5282-2653
Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi
ceyhunbagci@erciyes.edu.tr
ISBN: 978-605-71074-4-2
Yayın Tarihi: 25.03.2026
Doi: 10.5281/zenodo.19220409
Dinamik aralık (dynamic range) kavramı, video ve görüntüleme sistemleri içerisinde teknik bir terim olarak yer almaktadır. Bu kavram özellikle fotoğraf, sinema ve video alanının içerik üretim sürecinde ve son kullanıcı düzeyinde kritik bir önem taşımaktadır. Fotoğraf makinesi veya sinema kamerası tercihinden, post prodüksiyon süreçlerine ve hatta evdeki televizyonların parlaklık algılama yeteneklerine kadar etkili olan bir terimden söz edilmektedir. Sinemada ve görüntü kayıt teknolojilerinde selüloit film ve manyetik bantlar üzerine pozlanan görüntü çeşitli kimyasal ve analog işleme teknikleriyle ortaya çıkarılmaktaydı (Zengin, 2018). Söz konusu geleneksel yöntemlerle aktarım biçiminin kendine özgü zorlukları ve üstünlükleri vardı. Özellikle sinema kameralarının pozlama yetenekleri geleneksel sinemadaki film olgusu ile avantajlı bir konumda yer almıştır. Öyle ki 2000’li yıllardaki dijital video teknolojisinin emekleme yıllarında bu teknoloji, film görüntüsünden uzak olması yönüyle sürekli eleştiri konusu olmaktaydı. Görüntüdeki renk doygunluğunun fazla olması ve parlak tonlarda meydana gelen renk değişimleri dijital videoyu dezavantajlı bir konuma sürüklüyordu. Görüntüdeki detaylar için dinamik aralık yetersiz görülüyordu. Dijital video/sinema kayıt ve görüntüleme teknolojileri geliştikçe film görünümüne yakınlaşan bir video çıktısına da ulaşılmış oldu. Özellikle sinema kameralarında görüntüde parlak noktaları sıkıştıran ve daha fazla koyu bölgelerdeki detayları kaydedebilen gamalara sahip ekipmanlar üretildikçe film görünümüne daha da yakınlaşılmıştır. Dinamik aralık değerleri bu film görünümü dediğimiz yapıya ulaşabilmenin önemli unsurlarından biri olmuştur (Öztürk, 2020, s. 93). Nitekim analog/film tabanlı sinema kameraları döneminden bugüne kayıt yüzeyinin (filmin/dijital sensörün) pozlama hatalarını karşılayabilecek genişlikte olması önemli bir husus olmuştur. Bu doğrultuda görüntüdeki parlaklık derecesi aralıklarının kabul edilme yetenekleri dinamik aralık ve bununla yakından ilişkili latitude gibi kavramlarla tasvir edilmektedir (Brown, 2010, s. 114).
Dinamik aralık (dynamic range) teknik bir terim olarak görüntünün bozulma olmadan kaydedilebilen aydınlık ve karanlık alanları arasındaki farkı ifade etmektedir (Öztürk, 2020, s. 76). Sinematik görüntü için kritik önem taşıyan bu teknik yeterlilik durumu başka bir deyişle görüntünün en karanlık ve en parlak kısımları arasındaki parlaklık (luminance) oranına karşılık gelmektedir. Video ve sinema sistemlerinde kamerayla yakalanabilen ve görüntüleme aygıtlarıyla da son kullanıcıya ulaştırılabilen kontrast aralığı doğrudan bu terimle ilgilidir (Tian vd., 2025; Venkataramanan vd., 2025). Dinamik aralık değerinin yüksek olması demek görüntüdeki aydınlık ve karanlık alanlarda daha fazla detay kaydedilmesi/görüntülenmesi anlamına gelmektedir (Öztürk, 2020, s. 76). Bu kavramla yakın ilişkili latitude (pozlama esnekliği) terimi ise görüntünün yüksek ve düşük pozlandığı durumlarda kabul edilebilir bir sonuca ulaşabilme esnekliğini ifade etmektedir. Kaynak videoda kaybolan detaylar/dokular post prodüksiyonda siyah düzeyinin (lift) yükseltilmesi ile görünür hale geliyorsa (aynı durum beyazlar için de geçerli) bu durum kameranın pozlama esnekliğinin yüksek olduğu anlamına gelmektedir (Öztürk, 2020, s. 141). Videodaki parlaklık oranlarının algılama düzeyleri dijital video teknolojilerinin emekleme döneminde önemli bir sorun haline gelmiştir (Brown, 2010, s. 116). Ancak günümüzdeki düşüt bütçeli giriş seviyesi sinema kameralarında dahi dinamik aralık seviyeleri sinematik bir görüntü estetiği oluşturmak için kabul edilebilir düzeylere ulaşmıştır.
Pozlama kuramı kapsamında değerlendirildiğinde ışık, elektromanyetik tayfın insan gözü tarafından görülen ve görülmeyen dalga boyları olarak gelir. İnsan gözü bu tayfın görülebilen (en uzun dalga boyu-kırmızı ile en kısa dalga boyu-mavi) küçük bir bölümüne duyarlıdır (Brown, 2010, s. 99). Duyarkat olarak ifade edilen ışığa duyarlı film tabakası veya sensörlerin de pozlamanın en yüksek ve en düşük basamaklarında verdiği tepkiler ve sonuçlar farklı olmaktadır. Pozlamanın en alt basamağında film çok az ışığa maruz kaldığından fotokimyada bir değişiklik görülmez. Bu bölüm ışık eğrisinin topuk bölümü olarak adlandırılır. Duyarlılık basamaklarının en üst ucunda ise omuz bölümü vardır. Buradaki değerler de sıkıştırılmıştır. Duyarkat ışığa iyice doyduğu için ışığın her bir artı birimine tepkisi sınırlı olur. Dolayısıyla görüntüdeki hem gölgeler hem de parlak alanlar bastırılmış olur. Bu yapısal özellik fotokimyasal filme film dokusunu veren ve bugün bile dijital sistemlerin öykündüğü ve video görüntüsünü benzetmeye çalıştığı teknik bir detaydır. Nitekim bu özellik aşırı kontrastlı sahneleri sıkıştırarak filme sığmasını sağlamanın bir yolu olarak görülmektedir (Brown, 2011, s. 132).
Fotokimyasal film kullanan sinema kameraları döneminden bugüne görüntü sistemlerinin algılayabildikleri ışıklılık basamakları farklılık göstermiştir. Pozlama eğrisinde film ile elektronik görüntü sistemleri arasındaki uçurum gittikçe kapanmaktadır (Millerson, 2007, s. 382). Dinamik aralık düzeyi önemlidir. Çünkü videodaki parlak noktalardaki detaylar ve post prodüksiyon sürecinde bu detayların işlenmesi ile sinematografik film görünümü kazandırılır. Kamera seçimi, tercih edilen bit derinliği ile görüntü formatı gibi teknik olanaklar bilinçli bir şekilde tasarlanarak sahnenin karanlık ve parlak bölgelerindeki tüm detayların görünürlüğü sağlanmalıdır. Koyu ve parlak alanlarda doku kaybının oluşması post prodüksiyonda dahi geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir (Öztürk, 2020, s. 93). Nitekim bir görüntüdeki aydınlık yüzey ile karanlık yüzey arasındaki ışık farklı o görselin dinamik aralığı olarak tanımlanır. Örneğin gün batımı çekimi gibi yüksek ve düşük ışığın bir arada aynı görüntü içinde kullanıldığı sahnelerde kameranın dinamik aralık değerleri sorgulanmaya başlar. İnsan gözünün dinamik aralık düzeyi kameralarla kıyaslanamayacak kadar yüksektir. Ancak böyle bir sahnede kendi gözümüzle kıyaslayıp sıradan bir kayıtçıyla çekim yapmaya çalıştığımızda sonuç istediğimiz gibi olmayacaktır. Gün batımı sahnesinde yönetmen hem oyuncuların yüzlerindeki dokuyu kaybetmemeyi hem de gün batımına dair detayları görmek istemektedir. Amatör ve yarı profesyonel bir fotoğraf makinesi veya video kamera ile (yaklaşık 10-12 stop DR değerine sahip) böyle bir sahnenin çekilmesi mümkün değildir. Çünkü kameranın latitude değeri yani aynı anda detay görme yeteneği zayıf olduğundan pozlama tercihine göre oyuncuların ya da gün batımının detayları kaybolacaktır. Dolayısıyla kullandığınız kameranın 8K çözünürlük değerine sahip olması ya da film benzetim modlarına sahip olması tek başına teknik bir yeterlilik düzeyi olarak algılanmamalıdır. Özellikle geniş dinamik aralık düzeylerine sahip kayıtçılar sinematik görüntü oluşumunda kritik öneme sahiptir.
Görüntüleme ve ekran sistemlerinde de sözü edilen parlaklık aralığını algılama kapasiteleri Standart Dinamik Aralık (SDR Standard Dynamic Range) ve Yüksek Dinamik Aralık (HDR High Dynamic Range) olarak sınıflandırılır. Özellikle katot ışınlı tüp (CRT) gibi geleneksel teknolojilere dayanan ekran sistemleri (ITU BT.709, sRGB standartlara sahip) düşük bir kapasiteyle Standart Dinamik Aralık (SDR) olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde tüketici tercihlerinde popüler bir teknik kavram haline gelen HDR teknolojisi ise yüksek bir dinamik aralık sistemine karşılık gelmektedir. Bu teknoloji görüntüleme/ekran sistemlerini insan görsel sisteminin yetenekleriyle daha uyumlu hale getirmeyi amaçlayan bir yenilik sunar (Venkataramanan & Bovik, 2024, ss. 5440-5441). Modern HDR standartları ile SDR’a kıyasla çok daha geniş kontrast ve renk aralığı sunulmaktadır (Chen vd., 2023; Venkataramanan vd., 2025, ss. 110-112). SMPTE ST. 2084, SMPTE ST. 2086, SMPTE ST.2094, ARIB STD.B67, ITU-T BT.2100, Hybrid Log Gama, HDR 10, HDR 10 Plus ve Dolby Vision HDR sistemlerinin temelini oluşturan standartları ifade etmektedir. Parlaklık değerlerinden renk uzaylarına ve dinamik üst verilerine kadar tüm teknik veriler tüm bu standartlarla desteklenmektedir (Öztürk, 2020, ss. 111-114; Saini vd., 2023). Öztürk’e göre (2020) yüksek dinamik aralıklı video (HDR) sinyalinde parlak alanlarda beyaz nokta %50 seviyesinde konumlandırılır. Böylece %50 üzerindeki parlak bölgelerdeki detaylar ve renk bilgileri korunmuş olur. Buradaki amaç beyaz alanların desatüre olmasını engellemektir. Bugün kullanılan giriş seviyesi sinema kameraları ve yarı profesyonel fotoğraf makinelerinin çoğu kullanıcılarına 12-14 f-stop aralığında bir dinamik aralık değeri sunar. Bu da çekim sonrası süreci için sınırlı bir kontrast aralık değerleri demektir. Dolayısıyla daha sinematik ve gerçekçi bir görünüme kavuşmak için daha geniş dinamik aralık kapasitelere sahip ekipmanların tercih edilmesini gerekli kılmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Dinamik Aralık, Pozlama Esnekliği, Sinematografi.
Kaynakça
Brown, B. (2010). Sinema ve Videoda Işıklandırma (S. Taylaner, Çev.). hil yayın.
Brown, B. (2011). Sinematografi Kuram ve Uygulama (S. Taylaner, Çev.; 3. baskı). hil yayın.
Chen, P., Yang, W., & Wang, S. (2023). Reviving Standard-Dynamic-Range Videos for High-Dynamic-Range Devices: A Learning Paradigm With Hybrid Attention Mechanisms. IEEE MultiMedia, 30(3), 110-118. https://doi.org/10.1109/MMUL.2023.3270035
Millerson, G. (2007). Sinema ve Televizyon için Aydınlatma Tekniği (S. Taylaner, Çev.). Es Yayınları.
Öztürk, L. (2020). Sinema ve TV’de Renk (A’dan Z’ye Dijital Sinematografi ve Renk Düzenleme). Boğaziçi Yayınları.
Saini, S., Saha, A., & Bovik, A. C. (2023). HIDRO-VQA: High Dynamic Range Oracle for Video Quality Assessment (Versiyon 2). arXiv. https://doi.org/10.48550/ARXIV.2311.11059
Tian, Z., Wang, F., Wang, S., Zhou, Z., Zhu, Y., & Shen, L. (2025). High Dynamic Range Video Compression: A Large-Scale Benchmark Dataset and A Learned Bit-depth Scalable Compression Algorithm. 2025 IEEE/CVF Conference on Computer Vision and Pattern Recognition (CVPR), 7320-7330. https://doi.org/10.1109/CVPR52734.2025.00686
Venkataramanan, A. K., & Bovik, A. C. (2024). Subjective Quality Assessment of Compressed Tone-Mapped High Dynamic Range Videos. IEEE Transactions on Image Processing, 33, 5440-5455. https://doi.org/10.1109/TIP.2024.3463418
Venkataramanan, A. K., Stejerean, C., Katsavounidis, I., Tmar, H., & Bovik, A. C. (2025). Cut-FUNQUE: An objective quality model for compressed tone-mapped High Dynamic Range videos. Signal Processing: Image Communication, 139. https://doi.org/10.1016/j.image.2025.117405
Zengin, F. (2018). Dijital dönüşüm çağında dijital sinemanın avantajları ve ortaya çıkardığı yeni sorunlar. Journal of Social And Humanities Sciences Research (JSHSR), 5(21), 844-859.
